Kütük #03 Eğitim Öğretim Dersler Atölyeler
Bu hafta kafayı eğitim-öğrenime dair kelimelere taktık. Malum mailin başında da bu sefer Fotoğraf Yeniden Atölye’sinin görseli bulunuyor. Hala yerimiz var Salı başlıyoruz.
Lisans öğrencisi arkadaşlarımıza %50 indirimimiz de var. Bilgi ve başvuru için lütfen linkteki formu doldurun.
Eğitim kendisi problemli bir kelime gibi geliyor kulağa, biraz şiddet çağrıştıran “eğmek” kökünden geliyor zannediyorduk ama aslında “eski Türkçe igid- “(hayvan veya köle) beslemek, yetiştirmek” fiilinden” evrildiği söyleniyor. Beyni besini. Yummy!
Atölye mekan ile alakalı ve de daha çok demir döverken çıkan kıvılcımların yıldızlara benzerliği bu ismin kaynağı. “Astro” ile de bir akrabalığı var. Bizim en çok sevdiğim kelimelerden biri de bu. Workshop aslında demir dövülen kıvılcımhane’nin başka bir türlü söylenişi, bizim kullandığımız kısa eğitim anlamında ise 1937’den beri kullanılıyormuş. Ülkemizde bir aralar türetilmiş olan Çalıştay’dan biraz daha rahat ve sempatik bir kelime. Çalış-tay! Küçük bir ata kızar gibi.
Seminer kelimesi Latince “semen” (tohum) sözcüğünden türemiştir. Bu kök, akademik yazında sıkça kullanılan “dissemination” (yaygınlaştırma, dağıtma) terimiyle de ilişkilidir. “Dissemination” kelimesi, sonradan feminist teorisyenler tarafından eleştirel bir yaklaşımla incelenmiş ve kelimesinin erkek merkezli çağrışımları tartışma konusu olmuştur. Kurs ise adeta bir ders izleğini andırıyor çünkü “Latince cursus “koşu, koşu yolu” sözcüğünden alıntıdır.”
Gelelim Ders’e, bu kelime arapça kökenli gibi duruyor ama tam da değil: Köken olarak Arapça üzerinden Aramice-Süryanice dillerine dayanır. Arapça “dars” (دَرْس) ve Aramice “dəraş/drāş” (דְרָשׁ) formları, temel olarak dini metinleri detaylı şekilde açıklayarak öğretme kavramını ifade eder. Bu anlam, Aramice geleneğindeki Tevrat yorumlama (midraş) ve din alimi (darşān) terimleriyle de bağlantılıdır. Sadece Arapça d-r-s köküne, darasa gibi bir kelimeye bakarsak tepmek anlamına geliyor. Acaba bazı hocaların kafası mı karışıyor?
Neyse şimdi haberler:
Dil Öğreniminde Duolingo Sonrası: Ciddi Adımlar
Dil öğrenim uygulamaları başlangıç için yararlı olmakla birlikte, gerçek akıcılığa ulaşmak için yetersiz kalıyor. İnsanlarla etkileşim, dil becerilerini geliştirmenin en etkili yolu olarak öne çıkıyor. Çevrimiçi dersler, özel dersler ve küçük gruplarla öğrenmek, pratik yapmanın daha faydalı yollarını sunuyor. Lingoda, Preply ve Fluenz gibi platformlar, uygun fiyatlarla küçük grup dersleri ve bireysel dersler sunarak, gerçek konuşma deneyimi sağlıyor. Uzmanlar, bu platformların geleneksel dil kurslarına göre daha esnek ve etkili olduğunu belirtiyor. WIRED
Paul Thomas Anderson ve Philip Seymour Hoffman “yeniden beraber”
Paul Thomas Anderson ve Philip Seymour Hoffman arasındaki yaratıcı ortaklık, modern sinemanın dikkat çekici örneklerinden biri. Hoffman’ın kendine özgü karakter özellikleri, Anderson’ın filmlerinde farklı katmanlarla deneyimlenmiş. İkili, özellikle “The Master” ve “Boogie Nights” gibi yapımlarda Hoffman’ın çok yönlü performansıyla öne çıkıyor. Anderson, Hoffman’ın karakterlerini alışılmadık şekillerde konumlandırarak, onun yeteneklerini standart kalıpların dışına taşımış. Bu işbirliği, bağımsız sinema ve oyunculuk sanatının mükemmel buluşmasını temsil ediyor. “Together Again” ile Jesse Hassenger, en az üç filmde birlikte çalışmış aktör ve yönetmenleri inceliyor ve bu işbirliklerinin doğasını analiz ediyor. The A.V. Club
Michelangelo Eseri ile EasyJet Yolculuğu
Fuar filan açıldı. Katılmayan galerileri kutlarken, fuarlar aklımıza sanat lojistiğinin zorlu dünyasını getirdi. Bu makalede konuyu harika özetliyor. Sanat tarihçisi Bendor Grosvenor, online müzayedede Michelangelo’ya atfedilen bir çarmıh heykeli satın almış. Eseri Madrid’den İskoçya’ya getirmek için, sanatı koruma yasaları nedeniyle kendisi yolculuk yapmak zorunda kalmış. Çarmıh, Michelangelo’nun sıkça işlediği Hristiyan temasını taşırken, Grosvenor eserin şahsi dokunuş taşımadığını bilse de ustanın etkisini hissederek satın alma kararı vermiş. Bu deneyim, çağdaş sanat koleksiyonculuğunun pratik zorluklarını ve lojistik problemlerini gözler önüne seriyor. The Art Newspaper
Yasaklı Kitapların Ücretsiz Dağıtımı
Amerika ile benzerliklerimiz genellikle üzücü konularda. Çok uzun bir süredir Amerikan halkının bir kısmı kütüphanelerde kamu kaynaklarıyla edinilmiş kuir kitaplara çeşitli nedenlerle saldırıyor, bunların zor bulunacak raflara mahkum edilmelerini sağlıyordu. Penguin Random House, Banned Books Week (Yasaklanmış kitaplar haftası) (5-11 Ekim) kapsamında “Banned Wagon” etkinliğiyle yasaklı kitapları ücretsiz dağıtacak. Washington D.C. ve Philadelphia’daki kütüphaneler ve bağımsız kitapçılarda 30 eser sunulacak. Dağıtılacak kitaplar arasında Maya Angelou’nun “I Know Why the Caged Bird Sings” ve George Orwell’ın “1984” bulunuyor. Katılımcılar QR kodları tarayarak kitap bağışında bulunabilecek. Bu girişim, ifade özgürlüğü ve sansüre karşı duruşun önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Kuir yayıncılık Türkiye’de 2-3 mikro yayıncının gayretleri ile sürdüğü için daha böyle bir problememiz yok diyebiliriz. Book Riot
Sagrada Família: Başyapıt mı Kitsch mi?
Antoni Gaudí’nin tasarımıyla 1882’de başlanan Sagrada Família, hâlâ tamamlanmamış durumda. Gaudí’nin ölümünden sonra yüzyılı aşkın süre geçmesine rağmen, proje tartışmalar ve zorluklarla devam ediyor. Barcelona’nın en çok ziyaret edilen turistik yeri olan kilise, bütçesini kendi finanse edebiliyor. Gaudí’nin özgün tasarımının yanı sıra, günümüzdeki inşaat tamamen dijital araçlar ve modern mühendislikle sürdürülüyor. Eser, mimari başyapıt olup olmadığı konusunda uzmanlar arasında görüş ayrılıkları yaratmaya devam ediyor. Makaleye Magnum Photos’un Paolo Pellegrin’in fotoğrafları eşlik ediyor. Daha çok bir çatışma fotoğrafçısı olarak tanınan biri için harika bir sipariş olmuş. The New Yorker
Çevirmenlerin Ekonomik Zorluklarına Odaklanma
“On Translation” podcastinin yedinci bölümünde, Merve Emre moderatorlüğünde çevirmenlerin ekonomik zorlukları tartışıldı. Çevirmenlerin ve yayınevlerinin, çeviri sürecindeki emeği nasıl değerlendirdiği sorgulandı. Tazminat yapısı ve adil ücretlendirme konuları masaya yatırıldı. Farklı sektörlerdeki çeviri süreçlerinin ekonomik teşvikleri de ele alınarak, çevirmenlerin verilen ücretler karşılığında adil muamele görüp görmediği tartışıldı. Panel, çeviri sektörünün emek-değer ilişkisindeki sorunlara ışık tutmayı amaçladı. New York Review of Books








